Tel: (0212) 347 70 70 - [email protected]
0 Ürün
Üye Ol

Duayen gazeteciyi kaybettik

“Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan. Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi. Gene de hayal kırıklığı yaşamıyorum. Menzil-i maksuda ulaşılamasa da çok yol katettik...” diyordu Çetin Altan, 25 Haziran 2015 tarihinde Cumhuriyet gazetesindeki yayınlanan “Hayal ettiğim ülke bu değildi” başlıklı yazısında. 22 Ekim 2015’te aramızdan ayrıldı.

88 yıllık ömrünü mücadeleye ve özgürlüğe adamıştı. Ve umuda... “Biz torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakamıyoruz. Ama siz uğraşırsanız, mücadeleden vazgeçmezseniz, dünyadan ayrılırken ‘torunlarınıza istediğimiz ülkeyi bırakıyoruz’ deme mutluluğunu siz tadabilirsiniz. Hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin... Enseyi karartmayın.”

O enseyi hiç karartmadı...

Türkiye’de yetişmiş en değerli gazetecilerden biriydi, “Şeytanın Gör Dediği” başlıklı köşesinde yıllarca ufkumuzu açtı, geniş bakış açısıyla hayatı, Türkiye’yi, dünyayı kavramamızı ve aydınlanmamızı sağladı. Aynı zamanda sıkı bir yazardı, edebiyatçıydı; romanları, polisiye öyküleri, şiirleri, oyunlarıyla ruhumuza, kalbimize, aklımıza dokundu... “Hayal ettiği ülkeye” belki ulaşamadı ama, o hayali 44 kitabı ve 35 binden fazla köşe yazısıyla tüm okurlarının zihninde yarattı. İsmi gibi “çetin” bir hayat yaşadı; ne söyleyecek sözü, ne mücadelesi bitti... Onun için hayat yazıydı, yazı ise hayat...

22 Haziran 1927’de İstanbul’da doğdu. Babası Halit Bey, hukukçuydu; annesi Nurhayat Hanım’dır. Galatasaray Lisesi’nin ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu. 1946 yılında şiir kitabını çıkardı; “Üçüncü Mevki.” Gazeteciliğe aynı yıl Ulus’ta başladı; Hür Ses, Halkçı, Tan, Akşam, Yeni Ortam, Milliyet, Hürriyet, Güneş, Sabah, Cumhuriyet gazetelerinde, Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. Yazdıkları nedeniyle 26 yaşında da, 70 yaşında da hakkında davalar açıldı, bunların sayısı 300’ü buldu, üç kez tutuklandı, iki kez de mahkum olarak iki yıl cezaevine kondu.

Türkiye İşçi Partisi’nden 1965-69 yılları arasında milletvekili yaptı. Bu dönemde dokunulmazlığı kaldırıldı, ardından iade edildi; bununla bir “ilk”e imza attı. Bol bol sesinin yükseldiği meclisteki anılarını “Ben Milletvekiliyken” isimli kitabında topladı. Köşe yazılarını ise “Kahrolsun Komünizm”, “Gölgelerin Gölgesi”, “Şeytanın Aynaları”, “Şeytanın Gör Dediği”nin de aralarında bulunduğu kitaplarda bir araya getirdi; “Bir Yumak İnsan” kitabı 1978 yılında Türk Dil Kurumu Ödülü’nü aldı.

1973 yılında Orhan Kemal Ödülü’nü aldığı “Büyük Gözaltı”, filme de çekilen “Bir Avuç Gökyüzü”, “Viski”, “Küçük Bahçe”, “Aşk, Sanat ve Servet” romanlarını yazdı. Polisiye türünde eser ortaya koydu; “Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri”, kurgusu ve kahramanı Rıza Bey ile her dönem ilgi gördü. Öykülerini “Dünyada Bırakılmış Kalemler” ve “Kalem Bahçelerinden Yedi Hayat” kitaplarında yayınladı.

Mizah, deneme, tarih ve gezi yazısı türünde de eserler ortaya koydu: “Zurna’da Peşrev Olmaz”, “Tarihin Saklanan Yüzü”, “Al İşte İstanbul”, “Bir Uçtan Bir Uca”, “Atatürk’ün Sosyal Görüşleri”, “Kadın, Işık ve Ateş”, “Enseyi Karatmayın...” Çocukları unutmadı, onlar için de “Alfabe” kitabını yazdı.

Yapıtlarından bir seçkiyi 1992 yılında “Seçmeler” ismiyle yayınladı. “Kavak Yelleri” ve “Kasırgalar” otobiyografileridir. Hayat hikayesini ayrıca eşi Solmaz Kamuran, 1998 yılında “İpek Böceği Cinayeti” kitabında anlattı.

Çetin Altan’ın üç çocuğu vardır; Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Zeynep Bakan. Oğulları da kendisi gibi gazeteci ve yazardır.

 

 

© İçerik Fabrikası 2015 - Tüm Hakları Saklıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Bu internet sitesinde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Aydınlatma Metni’ni inceleyebilirsiniz.

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER