Tel: (0212) 347 70 70 - indeks@indeksiletisim.com
0 Ürün
Üye Ol

'Make America Great Again': Trump'ın kampanyası faşist mi?

Dünya merakla Amerikan ön-seçimlerini izliyor. Ve yapılan ön-seçimlerin en dikkat çekici adayı şüphesiz ki Cumhuriyetçi Parti'nin Başkan aday adayı olan milyarder iş adamı Donald Trump.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanlığına son derece sönük bir toplantıyla adaylığını açıklayan Trump'ın buna rağmen popülaritesi gün geçtikçe arttı. Son derece 'normal' ve hatta 'sıradan' başlayan kampanyası eşcinsel evliliğe, kürtaj hakkına, lobilere, göçmenlere ve Müslümanlara karşı aldığı keskin tavırlarla birlikte bir anda ivme kazandı. Ünlü iş adamı ön seçimlerde önemli zaferler kazandı ve özellikle 'derin Amerika' şeklinde tabir edebileceğimiz WASP kesimlerle radikal Hristiyan cenahta büyük heyecan uyandırdı. Buna mukabil özellikle ABD entelijansiyası, yazılı ve görsel medya ve her iki partinin ana akım figürleri Trump'a çok ağır eleştiriler yöneltti. Zamanla Trump'ın gördüğü ilgi (hem olumlu hem de olumsuz anlamda) ABD sınırlarını da aşarak başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok farklı ülkesine ulaştı. Öyle ki hiç adeti olmamasına rağmen Katoliklerin ruhanî lideri Papa Françeşko dahi Trump'ın sözleriyle ilgili yorumlarda bulundu (1). İngiliz Parlamentosu 'Trump'ın İngiltere'ye girişi yasaklansın' gibi bir tartışmaya sahne oldu (2). Terör örgütü DAEŞ 'Trump' temalı propaganda videoları hazırladı ve yayınladı (3). Dünyanın dört bir yanındaki muhalifler Trump'ı 'faşist' olarak nitelendirirken, destekçileri onu cesareti ve gösterdiği iradeden dolayı takdir ettiler. Kısacası gerçekte birbirleriyle hiç ilgili olmayan çevreler 'Trump-mania' olgusuyla alakalı kendini öyle veya böyle bir tutum sergilemek zorunda hisseti.

Değer yagılarından kaçınarak, Trump'ın "Make America Great Again" temalı kampanyasının gerçekten 'faşist' bir karaktere haiz olup olmadığını sorgulamak istiyorum. Zira 'faşist' yaftası günümüzde aşırı derecede yaygınlaştı. Hoşnutsuz olduğu bir durumla karşılaşıldığında herkesin başvurduğu bir kavram oldu 'faşizm'. Peki Trump özelinde yapılan eleştiriler haklı mıdır? Trump'ın kendisi ve dahi kampanyası 'faşist' midir?

Aslen bir ideoloji olan 'faşizm', 1945'ten sonra daha ziyade bir 'davranış kalıbı' olarak kabul edilmeye başlandı. Genellikle baskıcı, kısıtlayıcı, ezici, ayrımcı, ötekileştirici, otoriter kişi veya durumları tanımlamak için yararlanılan bir vasıf hâline geldi. Aslî kavramın tarihçesi, içeriği, entelektüel altyapısı, çelişkileri vb. unutuldu. Herkesin her yerde, her zaman, herkes ve her şey hakkında kullanabilecekleri bir ana anahtara evirildi.

Trump da kampanya dönemi boyunca sürdürdüğü ayrımcı ve ötekileştirici üslup itibarıyla kendisini bir anda bu kategoride buluverdi. Washington Post gazetesinden tutun da (4) Forbes dergisine kadar (5) Amerikan medyasının neredeyse tamamına yakını bu meseleyi tartışmak ve irdelemek mecburiyetini hissetti (6,7,8). Kimisi Trump'ın faşist olduğuna, kimisi de faşist olarak tanımlanamayacağına hükmetti.

Siyaset biliminin bize sunduğu objektif veriler ışığında kesin ve net bir cevap verelim: Hayır, ne Trump faşisttir ne de kampanyası faşist damarlardan beslenmektedir.

Peki, Trump'ın aidiyeti nedir?

Özellikle Avrupa'daki yabancı düşmanı partileri ve onların stratejilerini inceleyen siyasal bilimler literatürüne göre Trump 21. yüzyıl şartlarına has, özgün bir kategoride yer alıyor: Nasyonal Popülizm.

Nasıl ki faşizm 1930'ların kendi şartlarına özgü bir siyasî ideoloji idiyse, nasyonal popülizm de 21.yüzyılın özel şartlarına göre yapılandırılmıştır. Aslında kökü 1970'lere dayanan bu kavramın mucidi İtalyan sosyolog Gino Germani'dir (9). Ne var ki söz konusu kavramın günümüzde yeniden 'güncellenmesi' Fransız siyaset bilimci Pierre André Taguieff sayesinde olmuştur (10). Fazla akademik jargona girmeksizin basit bir dille içeriğini özetlemeye çalışalım.

Nasyonal Popülizmin faşizm gibi ahenkli, tutarlı ve bütüncül bir ideolojik arka planı yoktur. Nasyonal Popülizmler çeşit çeşittir; bazıları ekonomik liberalizmi sonuna kadar savunurken, diğerleri sosyal devletin kutsallığına inanır. Bazıları atlantizm ve NATO yanlısıyken, diğerleri Rusya'ya sempati beslemektedir. Kimisi eşcinselliğe çok ılımlı yaklaşırken, kimisi de aşırı derecede muhafazakârdır. Fakat ortak noktaları da çoktur. Örneğin referandum kurumuna sımsıkı bağlıdırlar. Doğrudan demokrasiye inanırlar ve kitleyi kutsarlar. Fevkalade anti-entelektüalisttirler. Sıradan bir vatandaşın yazar-çizer takımından çok daha sağduyulu, vatanperver ve haklı olduğunu düşünürler. Ezici çoğunluğu Müslüman ve İslâm karşıtıdırlar ki, bunun temel sebebi nasyonal popülizm kavramının 11 Eylül-sonrası dünya düzeninde doğmuş ve gelişmiş olmasıdır. Medeniyet birliğini savunurlar ve Hristiyan köklere nispetle saygılıdırlar ama dibine kadar da laiktirler. Temel insan hak ve hürriyetlerini sonuna kadar kendi lehlerine kullanmak suretiyle sahiplenirler. Düşünce ve ifade özgürlüğünü, ajandalarını ilerletmek noktasında çok efektif kullanırlar. Kendi aralarında benzerlerine karşı ırkçılık-ayrımcılık yapmazlar. Oy tabanları hemen hemen aynıdır: orta sınıfın alt kademeleri, kırsal kesim, zanaatkârlar ve özellikle de işçiler. Medyayı hiç sevmezler ama medya onları çok sever. Provokatif ve fakat bir o kadar da yaratıcı eylemlerle seslerini duyurmayı tercih ederler. Her şeye rağmen tamamen legal bir çerçevede hareket ederler. Gündemde kalmak için her yol mübahtır, gündemi kendileri belirlerler vesaire... Liste alabildiğine uzatılabilir.

Diyeceksiniz ki, 'peki bunun faşizmden farkı nedir?'.

Faşizm totaliterdir ve toplumsal şubelerin tamamını kendi kontrolü altına almak taraftarıdır. Bu amacını ister muhalefette ister iktidarda olsun, saklama gereksinimi duymaz. Eşcinsellik blok hâlinde tabudur. Müdahaleci ve korporatist bir ekonomik örgütlenme modelini benimser. Nefreti Müslümanlara değil, Yahudi topluluklara karşıdır. Müslümanlar düşmandan çok müttefiktirler. Referandum gibi kurum ve mekanizmalarının yanından dahi geçmezler. Faşizm Hristiyanlığa saygı duymayı bırakın, en ufak bir sempati dahi beslemez - sonuna kadar ateisttir. Demokrasinin tüm kurumlarıyla savaş hâlindedirler. Popülizm yaparlar ve fakat 'halkın sağduyusu' diye bir kavram kitaplarında yoktur. Halk daima yakından izlenmesi ve tüm imkânlarla baskılanması gereken bir kütledir. Şiddet eylemleriyle gündeme gelirler, yaratıcılık ihtiyaçları yoktur. Legalizmin yanından dahi geçmezler - illegaliteyi benimserler. Paramiliter güçleri vardır. Kendi aralarında ve kendi benzerlerine karşı dahi ırkçılık-ayrımcılık yapabilirler. Temel kriteri 'medeniyet' değil, 'biyoloji'dir vesaire... Burada da liste alabildiğine uzatılabilir.


Elbette nasyonal popülizmin faşizmden miras aldığı bazı karakteristikler vardır. Fakat bunları bir orana vurduğunuzda yalnızca %10 gibi bir rakama ulaşırsınız. %10, nasyonal popülizmi faşizmle eşitlemek için yeterli değildir.

Netice itibarıyla kavramların pervasızca aşındırıldığı bir tarihsel dönemden geçiyoruz. Biraz 'işimize nasıl geliyorsa', öyle davranmayı yeğliyoruz. Bu gazetecisi, siyasetçisi, sanatçısı ve dahi sıradan vatandaşı için böyledir. Değerlerin sarsıldığı, inanç sisteminin zayıfladığı, referans noktalarının silindiği ve ekonomik durağanlığın yaşandığı Batı dünyasında bu vaziyeti doğru okuyan transnasyonal bir harekettir nasyonal popülizm. Bu anlamda tamamıyla Batı'ya özgüdür. Eski siyasetin iflâs ettiği Batı dünyasında yeni siyaset paradigmasının doğum sancılarına tanıklık ediyoruz. Elbette zamanla ana-akım partiler ve şahsiyetler bir çıkış yolu bulabilirler. Ancak görülen o ki, panzehirin bulunmasına daha var. Bulununcaya dek, Trump'lardan ve dahi Le Pen'lerden, Wilders'lerden, Orban'lardan daha çok konuşacağız...

Trump Başkanlık yarışını göğüsler mi, hatta Cumhuriyetçi Parti'nin resmî adayı olur mu şimdilik kestirmek zor. Fakat Trump'ın 'aptal', 'faşist' veya 'cahil' olmadığı kesin. Trump'ın kendisi de, kampanyası da - ve bunu hiçbir değer yargısı taşımadan söylüyorum- objektif parametrelerin ışığında son derece çağdaş ve moderndir.

Bu gerçeği kabul etmeyenler, değişen dünyayı henüz anlayamamışlar demektir.

 

KAYNAKÇA

(1) - http://edition.cnn.com/2016/02/18/politics/pope-francis-trump-christian-wall/

(2) - http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151231_trump_ingiltere

(3) - http://www.haber7.com/dunya/haber/1861652-daes-trump-videosuyla-cagri-yapti

(4)-https://www.washingtonpost.com/opinions/trumps-flirtation-with-fascism/2016/03/07/340cc798-e4ac-11e5-b0fd-073d5930a7b7_story.html

(5) - http://www.forbes.com/sites/michaelledeen/2016/03/10/whos-a-fascist/#30c0a6c1795f

(6) - http://www.theatlantic.com/international/archive/2016/01/donald-trump-fascist/424449/

(7) - http://www.the-american-interest.com/2016/03/07/is-donald-trump-a-fascist/

(8)-http://www.salon.com/2016/03/11/trumps_not_hitler_hes_mussolini_how_gop_anti_intellectualism_created_a_modern_fascist_movement_in_america/

(9)-https://books.google.com.tr/books?id=zY6CMlIY0e0C&pg=PA96&lpg=PA96&dq=national+populism&source=bl&ots=KefxJPll6l&sig=FIfasEXX4zCZG4vgVmsRFIUluk8&hl=tr&sa=X&ved=0ahUKEwidl8qq6obMAhWsbZoKHVWKATYQ6AEITjAF#v=onepage&q=national%20populism&f=false

(10) - http://www.persee.fr/doc/mots_0243-6450_1984_num_9_1_1167

© İçerik Fabrikası 2016 - Tüm Hakları Saklıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Bu internet sitesinde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Aydınlatma Metni’ni inceleyebilirsiniz.

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER