Tel: (0212) 347 70 70 - indeks@indeksiletisim.com
0 Ürün
Üye Ol

Şifalı suların Avrupa’daki öyküsü

Evian, Baden-Baden ve Budapeşte... Yerli ve yabancı turistler bu kentlere yalnızca tarih ve kültürel güzellikleri görmeye gelmiyor. Doğal kaynak sularının iyileştirici etkilerinin methini duyanlar sağlık, güzellik ve şifa için bu şehirleri ziyaret etmek istiyor. İşte bu nedenle Avrupa’da spa denince akla ilk olarak bu üç şehir geliyor.

Arınmak, temizlenmek ve sağlıklı bir bedene/ruha sahip olmak için çareyi suda aramak Roma döneminden bu yana süregelen bir gelenek. Avrupalılar da medeniyetlerini büyük ölçüde borçlu oldukları bu geleneği Romalılardan almış. Spa resort’ları elbette Roma’dan bugüne değişiklik gösterse de beklenen hep aynı: Şifa. Osmanlı’da hamam neyse Roma’da da banyolar o denli önem taşıyor. Uzun tarihi boyunca, hidroterapi spa’ları, Avrupa’nın bir numaralı dinlencesi oldu. Roma İmparatorluğu’nun termal spa’ları, hem eğlence hem de tedavi amaçlı kullanılıyordu. Zaten bir teoriye göre, spa kelimesi Latince “sanitas per aquam” yani “suyla gelen sağlık” teriminden geliyor.

Tedavi amaçlı kullanılıyordu
Doğal kaynak sularında yüzmek, 13. yüzyılda Afrikalı Müslümanlardan etkilenen Güney Avrupalılar arasında oldukça popülerleşti. Ama kıtanın diğer bölgelerinde su, çeşitli hastalıkların tedavisi için kullanılmaya devam etti. Rönesans ile birlikte ortaya çıkan hidroterapi dokümanları, kaynak sularının faydalarını da ortaya çıkarmış oldu. Takip eden iki yüzyıl boyunca, spa kültürü İtalya’dan kuzeye doğru genişledi. Kaplıcalardaki hidroterapi merkezleri, insanları daha sağlıklı beslenmeye yönlendiriyor, sulardan içerek veya yüzerek daha sağlıklı bir yaşama kavuşmalarına yardım ediyorlardı. Bu dönemlerde spa’lar lüks ve rahatlık için değil, disiplin ve tedavi amaçlı kullanılıyordu.19. yüzyılda bilime olan ilgi arttıkça, hidroterapi tedavilerinin sistemleri de değişmeye başladı. İnanışa göre, kimyasal yapılarına göre ayrılan belirli kaplıcalar belirli hastalıklar için kullanılıyor, bir hastalığın tedavisi için sırasıyla kaplıca değiştirmek gerekiyordu. Bu terapiler sayesinde, insanoğlunun sağlık ve direncinin geliştiği kesin.

Bu sırada, eğlence sektörü de sulardan para kazanmaya odaklanmıştı. Çeşitli kaynakların yanında zengin elit kesime hitap eden spa resort’ları, casino’lar açıyorlardı. Fikir açıktı: kaplıcalarda detoks, resort’larda tıka basa lüks. Orta Avrupa’daki bu spa’lar, Fransa-Prusya Savaşı’nın sonlarında ve I. Dünya Savaşı’nın başlangıcında adeta zirveye çıktılar. Bir spa’nın başarısı sadece suyun kalitesine değil, hizmetlerinin zarafetine, bulunduğu yerin güzelliğine ve o dönemlerin en yeni keşfi olan “pazarlama” gücüne bağlıydı. Aristokratlar, yazarlar, besteciler ve elbette kraliyet ailesi, bir merkezin tanınması adına büyük önem taşıyordu. I. Dünya Savaşı sona erince ve eski birlik dağılınca, spa’lar yeni bir müşteri kitlesi buldu: Hollywood yıldızları.

II. Dünya Savaşı’ndan bu yana, kaplıca kullanımı daha demokratik bir hal almış durumda. Şimdilerde Kuzey Avrupa’nın en iyi kaplıca şehirlerinde bile, spa’lar daha modern bir yapıya sahipler ve çoğu devlet tarafından yönetiliyor. Neredeyse hepsinin yüzme havuzu, buhar banyoları, saunaları, jakuzi ve fizyoterapi odaları bulunuyor. Fiyatlar makul hatta bazı ülkelerde terapiler doktorlar tarafından tavsiye edildiğinde, sigorta kapsamında ödeme yapabiliyorsunuz. Şansımıza, 19. yüzyılın spa keyfi günümüzde hala devam ediyor. Tarihi spa’lar, 21. yüzyıla büyük bir uyum sağlayarak bizleri sundukları hizmetten mahrum etmiyorlar. Avrupa’nın altın spa’ları sizleri bekliyor…

EVIAN, FRANSA
Cenevre Gölü’nün Fransa tarafında bulunan efsanevi Evian kenti dendiğinde akla kaplıcalar gelir. Ünlü kaynağın suları, şehrin dört bir yanındaki çeşmelerden akar. Suyun bu çeşmelere ulaşması tam 15 yıl sürüyor. Fransız Alplerinden akmaya başlayan sular, yol boyunca magnezyum, kalsiyum, sodyum ve bikarbonat gibi mineralleri topluyor. Evian’ın kaynak suyu oldukça saf ve temiz, pH bakımından nötr. Bu, suda normal suya oranla daha az kimyasal ve toksin bulunduğuna işaret ediyor. Evian suyu Fransa Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol ediliyor. Fransız doktorlar, kronik sindirim problemleri, metabolizma problemleri, böbrek taşı ve üriner sistem bozuklukları için “la cure” denilen üç haftalık kaplıca tedavisi önerebiliyorlar.

Evian’daki ilk hidroterapi işletmesi 1826 yılında kurulmuş ve resort kenti 1920’lerin ortasında büyük popülerlik kazanmış. Orijinal kaplıca merkezinin art-nouveau binası, Cachat Pump Room, şimdi bir müze olarak hizmet veriyor. Les Thermes Evian isimli yeni ve modern kompleks ise, sağlık arayanlara servis veriyor. Burada, kaynak sularının kullanımı sağlık teknisyenleri denetiminde yapılıyor ve herkesten terlik ile bone takması isteniyor.
Geleneksel ruhu hissetmek için, Hotel Royal bir zorunluluk. (Hotel Royal ve Les Thermes Evian, Evian Royal Resort bünyesinde hizmet veriyor. Bu komplekse rüstik Hotel Ermitage, golf sahası ve casino da dâhil.) Otel, 1909’da açıldığında, kurdele kesme töreninin otele Royal adını veren ve adı o dönem ile birlikte anılan Edward VII tarafından gerçekleştirilmesi isteniyormuş. Fakat Kral yolculuktan önce hayatını kaybetmiş. Yine de otel, George W. Bush ve Tony Blair gibi devlet başkanlarını ağırlamaya devam etmiş. Otelin halka açık bölümlerinde Edward dönemi antikalarını bulmak mümkün. Bazı konuk odaları da çeşitli antikalar ve lüks objeler ile dekore edilmiş. Hotel Royal arazisi içinde kaynak bulunmuyor ama konuklar, sadece konuklara açık olan Spa Evian Source’dan faydalanabiliyorlar. Bu spa, hastalıkları tedavi etmek için olmasa da, çeşitli masaj seçenekleri ile cildi ve vücudu yenilemek, dinçleştirmek için kullanılıyor.

BADEN-BADEN, ALMANYA
Evian’ın şöhreti lüks üzerine kuruluysa, Baden-Baden’in şöhreti zarafet üzerine kuruludur. 19. yüzyılın ikinci yarısında, Kara Orman’ın kıyısında bulunan bu Alman spa şehri, Avrupa’nın Yaz Başkenti olarak anılıyordu. Şehir, tarihi boyunca Avusturya imparatorları, Rus çarları, Napoleon III, Kraliçe Victoria, Victor Hugo, Richard Wagner, Fyodor Dostoyevski gibi konukları ağırlamış. Hatta Dostoyevski’nin Kumarbaz romanını, Avrupa’nın en eski casino’su olan şehir casino’sundaki deneyimlerinden yol çıkarak yazdığı söylenir.
Baden-Baden, kompakt boyutuna ve düşük popülasyonuna rağmen, büyük bir şehrin sunabileceği kültür düzeyine sahip. Örneğin Avrupa’nın en büyük ikinci konser salonu burada bulunuyor. Şehrin en eğlenceli yönlerinden biri, İngiltere’nin Hyde Park’ı düzeninde kurulmuş, Lichtentaler Allee adlı yürüyüş yolu. Bu güzelliğin hemen yakınında, Edward dönemini anımsatan barok Brenner’s Park-Hotel&Spa yer alıyor. 1800’lerin sonlarında, burası görmek ve görülmek için en ideal yerlerden biriydi. Hatta şimdilerde bile pek çok sanatçıyı çekmeyi başarıyor.

Tıpkı Hotel Royal gibi, Brenner’s da özel bir spa’ya sahip. Ama Hotel Royal’in aksine, otel sınırları içerisinde bir kaynak bulunuyor. Merkezin çoğu uzmanı on yıldan uzun bir süredir burada çalışıyor. Hatta bazıları merkez 25 yıl önce ilk açıldığından bu yana burada hizmet veriyorlar. Burada, isterseniz Hillary Clinton gibi özel spa süitinde buhar banyosu, sauna, jakuzi ve masaj terapisinin tadını çıkarabilirsiniz. Veya medikal spa’da bir yer ayırtarak iki günlük terapi seansına girebilirsiniz. Brenner’s, şehrin raison d’etre yani termal banyolarına yürüme mesafesinde. Neoklasik kubbesi ve büyüleyici merdivenleri ile Friedrichsbad, 1877’den günümüze bozulmadan kalmayı başarmış bir yapı. Merkezde kaynak sularda sabun ve fırçalarla yıkanıyor, ardından termal havuzlara yüzmeye gidiyorsunuz. Kadın ve erkeklerin farklı günlerde yüzdükleri zamanlar da oluyor. Ana kubbe altındaki havuz ise her zaman karma. Unutmadan belirtelim; Alman natürizmi burada devreye giriyor. Havuzları kullanırken herhangi bir şey giymek (mayo dâhil) yasak.
Vücudunuzu sergilemekten rahatsız olacaksanız, adını Baden-Baden’in spa kültürünün gelişmesine önayak olan Roma imparatorundan alan Caracalla Therme tam size göre. Tıpkı Les Thermes Evian gibi, bu modern devlet yönetimindeki spa’nın da çok sayıda açık ve kapalı kaplıca havuzu bulunuyor.

BUDAPEŞTE, MACARİSTAN
Doğu Avrupa’daki tarihi spa resort’ları, batıdaki kardeşlerinden farklı sınavlardan geçmişlerdir. Sovyet yönetimi altında geçen yıllar boyunca, müşteriler azaldı,  binalar kaderlerine terk edildi, dönemi yansıtan iç dekorasyon objeleri yok edildi ve ağırlama standartları tamamen değişti. Sadece Çek Cumhuriyeti’ndeki Karlovy-Vary (o dönemler Carlsbad) el değmeden korunmayı başarmıştı.
Evian ve Baden-Baden’deki modern ve kullanışlı banyoların aksine, Budapeşte daha mütevazı ve tarihi normlara uygun bir hizmet sunuyor. Özellikle bir spa merkezi olmak için kurulmamış olması ve ülkenin başkenti olmasına rağmen, Budapeşte’de 80 aktif kaplıca, 20 kadar spa ve açık-kapalı mineral havuzu bulunuyor. Bir yüzyıldan uzun süren Türk yönetimi de, banyo kültürünün günlük yaşam ile kaynaşmasına önayak olmuş. Szechenyi ve Gellert gibi merkezler, dünyanın en güzel havuzlarına sahip ve Gellert’de aklınıza gelebilecek her türlü hidroterapi terapisini bulabiliyorsunuz. Gellert’in mermer kolonları ve mozaikleri, burada ilk banyoları kuran Romalıları ve ilk buhar banyosunu getiren Türkleri anımsatmıyor değil. Kiraly Furdo ise, Osmanlı dönemi dizaynına sahip, 400 yıllık bir Türk hamamı.
Budapeşte’nin sahip olmadığı tek şey, ünlü mü ünlü, beş yıldızlı bir tarihi otel. Belki Corinthia Hotel’i sayabiliriz. Bir zamanlar Macaristan’ın entelektüel yaşamının merkezi ve Budapeşte’nin en lüks oteli olan Corinthia, 1991 yılında kapanmıştı. Fakat yeni sahipleri sayesinde şimdi küllerinden doğuyor ve yenilenen yapısı ile kapılarını ziyaretçilere açıyor.

MİNERAL TABLOSU
Sülfür: Çeşitli kasları gevşetir, karaciğer problemlerini, cilt sorunlarını iyileştirir.
Nerede bulunur? The Greenbrier, West Virginia ABD. Solage Calistoga, California, ABD. Sycamore Mineral Springs, California, ABD.

Demir: Arterit ağrısını dindirir, vücuda enerji verir, kan ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Nerede bulunur? Gideon Putnam Resort, New York, ABD. The Homestead, Virginia, ABD. The Springs Resort&Spa, Colorado, ABD.

Magnezyum: Yaraları iyileştirir, egzaman gibi çeşitli cilt bozukluklarını giderir.
Nerede bulunur? Omni Bedford Springs Resort&Spa, Pennysylvania, ABD. Gellert, Budapeşte, Macaristan. Mountain Harbor Resort&Spa, Arkansas, ABD.

Lityum: Uykusuzluk sorununa iyi gelir ve moral verir.
Nerede bulunur? Ojo Caliente Mineral Springs Resort&Spa, New Mexico, ABD. Rio Caliente, Jalisco, Meksika. Two Bunch Palms, California, ABD.

Biokarbonatlar: Kardiyovasküler rahatsızlıkları tedavi eder, hipertansiyonu iyileştirir, iştahı düzene sokar.
Nerede bulunur? Dunton Hot Springs, Colorado, ABD. Les Thermes Evian, Evian-Les-Bains, Fransa. French Lick Springs, Indiana, ABD.

Sodyum Klorid: Romatizma düşmanıdır, kloridli suyu içmek iştah açabilir.
Nerede bulunur? Brenner’s Park-Hotel&Spa, Baden-Baden, Almanya. Glen Ivy Hot Springs Spa, California, ABD. Safety Harbor Resort&Spa, Florida, ABD.

© İçerik Fabrikası 2016 - Tüm Hakları Saklıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER

BAŞVURU FORMU

-
GÖNDER